6 Ocak 2022

İkinci yarı başlarken

Takımların transfer hareketliliklerinin de sinyaller vermeye başladığı bu günlerde, çoğunluğun bitmiş muamelesi yaptığı zirve mücadelesi matematiksel olarak devam ederken, önümüzdeki sezon takım sayısı 19'a düşeceği için bu sezon da dört takımdan oluşacak düşme potası da ayrıca kritikliğini koruyor.



Spor Toto Süper Lig'de, sezonun ikinci yarısı başlıyor. Takımların transfer hareketliliklerinin de sinyaller vermeye başladığı bu günlerde, çoğunluğun bitmiş muamelesi yaptığı zirve mücadelesi matematiksel olarak devam ederken, önümüzdeki sezon takım sayısı 19'a düşeceği için bu sezon da dört takımdan oluşacak düşme potası da ayrıca kritikliğini koruyor. İkinci yarının ilk haftasının maçlarına bir göz atalım.

Trabzonspor – Öznur Kablo Yeni Malatyaspor

Devreyi, lig lideriyle lig sonuncusu arasında oynanacak bir maçla açıyoruz. Trabzonspor'un bu maçın favorisi olduğunu söylemek için bakılması gereken tek istatistik de belki de iki takım arasındaki 31 puanlık ve 40 averajlık farktır ama biz yine de bakalım. Trabzonspor'un ligin ilk 3 sırasında yer aldığı buradaki istatistiklerden 4'ünde, bu maçtaki rakibi Yeni Malatyaspor da son 3'te. Trabzonspor'un evinde en çok xG üreten üçüncü, Öznur Kablo Yeni Malatyaspor'un ise deplasmanlarda en az üreten takım olması da çok şey söylüyor.





Gaziantep FK – Vavacars Fatih Karagümrük

Bu haftanın ikinci maçı ise, ilkine nazire yaparcasına yakın iki takım arasında oynanacak. Ancak, Trabzonspor – Öznur Kablo Yeni Malatyaspor maçının aksine, bu iki takımın yakın olduğu neredeyse tek yer puan tablosu. Farioli yönetimindeyken tam bir topla oynama canavarı olan Karagümrük, bu maçta karşısında ligin evinde topla en az oynayan takımını bulacak. Gaziantep FK ayrıca rakip ceza sahasında topla buluşma (RCSTB), isabetli pas ve 10 pas üstü dizi ortalamalarında iç sahada lig on sekizincisi, hem deste, hem direkt hücum ortalamalarında ise lig sonuncusu. Direkt hücumlarla Karagümrük'ün de ilk yarı itibarıyla çok işi olmadı, ama oradaki teknik direktör değişikliğinin yansımalarını henüz görememiş olabiliriz. Volkan Demirel'in, Farioli kadar takımını topla oynatmaya hevesli olup olmayacağını bilmiyoruz. Yine de bu maçta top çok yüksek oranda Karagümrük'te kalır, ancak skor konusunda sazı eline kim alır söylemek zor, çünkü bütün bu kırmızı istatistiklere rağmen Gaziantep FK ligin iç sahada en çok puan toplayan ikinci takımı.





Aytemiz Alanyaspor – Medipol Başakşehir

Haftanın sonucunu kestirmesi en zor maçlarından biri. Sezona önceki sezondan beri takımına yüksek oranda topla oynamaya odaklı bir oyun oynatan Çağdaş Atan'la başlayan, ancak sonrasında bu konuda o kadar ısrarlı olmayan Bülent Korkmaz'la devam eden Alanyaspor, bir teknik direktör değişikliğine daha gitti ve Türkiye'deki antrenörlük kariyerine Çağdaş Atan'la başlayan ve topa hükmetme okulu mezunu Farioli'yle anlaştı. Takım kağıt üzerinde o oyunu oynamaya alışkın olsa da, belli reflekslerini kaybetmiş olabilir. Ayrıca Çağdaş Atan'ın o takımındaki oyunun önemli parçalarının birçoğunun artık takımda olmadığı gerçeği de önümüzde. Rakipleri ise Emre Belözoğlu yönetiminde vites değiştiren Başakşehir. Onlar da takımın artık demirbaşı haline gelen Edin Vişça'yı kaybederek giriyorlar ikinci devreye. Sayısal olarak baktığımızda, Alanyaspor'un iç saha performansı oldukça ortalama. Tabii ki xG hariç. Ligin genel penaltısız xG lideri olan Alanyaspor, sahasındaki penaltılar dahil xG'de ikinci. Başakşehir'in ise deplasman performansı oldukça parlak. Savunma aksiyonlarındaki aksamaları, topu rakibe bırakmadıkları için buna rakiplerine göre daha az gereksinim duyduklarından olabilir. Ayrıca kalelerinde de çok fazla gol beklentisi vermiyorlar. Skorundan bağımsız, aksiyonu bol bir maç olacağını söylemek mümkün.





Kasımpaşa – Atakaş Hatayspor

Yine puan tablosunun iki ucundaki takımları karşılaştıran bir eşleşme. Kasımpaşa, kötü giden performansına rağmen, iç saha metriklerinde xG hariç hemen hemen hiçbir kalemde çok alt sıralarda değil. Ancak xG de artık oldukça iyi hikaye anlatan bir ölçüm olmaya başladı; ligde evinizde en az xG üreten takımsanız, rakip takımları yeterince tehdit edemiyorsunuz demektir. xG'nin çekilen şutlarla biriktiğini de biliyoruz, o nedenle en çok şut çeken beşinci takımken, en çok xG üreten on yedinci takım olmanız, şutlarınızın ortalama xG'si düşük, yani zaten gol olması olasılığı düşük yerlerden hücum bitiriyorsunuz demek. Bu da, haliyle, iyi bir şey değil. Hatayspor ise burada incelediğimiz kalemlerdeki deplasman performansıyla aslında iyi durumda değil. Onlar da Gaziantep FK'nın ayna görüntüsü gibiler; dış saha istatistikleri iyi olmamasına rağmen ligin deplasmanlarda en çok puan toplayan ikinci takımı Hatayspor. Bunun da kilidi, yine xG'de gibi gözüküyor; deplasmanlarda en az şut çeken beşinci takımken en çok gol beklentisi üreten üçüncü takım olmaları şutlarını doğru seçtiklerini gösteriyor. Bunlar da maçı Hatayspor'a yaklaştırıyor.





Galatasaray – GZT Giresunspor

Galatasaray'ın ligdeki hayalkırıklığı performansı devam ediyor. Ocak transfer döneminde gördükleri eksikliklerini takviye etmesi beklenen sarı-kırmızılıların şampiyonluk mücadelesi için değilse de, ligi yukarılarda bitirip, başladığı gençleştirme projesine en azından üst düzey tecrübe kazandırma amacı devam edecektir. Bu maçtaki rakipleri ise kötü başlangıçlarını toparlayıp kendini biraz yukarılara attı, ama düşme potasının geniş olduğu sezonda güvende değiller. Galatasaray iç sahada en çok şut çeken ikinci takım. Onların da xG değerleri bunu yansıtmıyor ve orada sekizinciler. Bitiricilik, yetenek veya şanssızlık, ne derseniz diyin, Galatasaray'ın düzeltmesi gereken şeylerin başında ileri uç geliyor. Giresunspor'un ise deplasmandaki savunma aksiyonu ortalamalarındaki sıralamaları dikkat çekici. Deplasmanlarda en çok top kapan takım olan Giresunspor, sahipsiz toplarda da üçüncü, ve bu defansif aksiyon ortalamalarına rağmen deplasmanlarda en az faul yapan ikinci takım. Yani savunmada gayretliler, ama aynı zamanda dikkatliler de. Giresunspor'un bu maçtaki en büyük avantajı ligin deplasmanlarda kalesinde en az xG veren takım olmaları. Galatasaray'ın da pozisyon bulmakta ve bitirmekte zorlanması bununla birleşince, maç Galatasaray için iyice zor bir hal alabilir.





İttifak Holding Konyaspor – Demir Grup Sivasspor

Ligde Trabzonspor'la takibi sürdürebilen tek takım gibi gözüken Konyaspor, sahasında Sivasspor'u ağırlayacak. Ligin sahasında en çok şut çeken takımı olan yeşil-beyazlılar sahasında top kapmada da üçüncü. Ön alan baskısını pek tercih etmiyor gözüken İlhan Palut'un öğrencileri, bu maçta karşılarında kendileri gibi bunu pek sevmeyen bir rakip bulacak. Sivasspor'un topla oynama, pas, şut, isabetli şut deplasman ortalamaları pek parlak değil. Ancak deplasmanlarda kalelerinde en az tehdit gören ikinci takım da Sivasspor. Konyaspor'un da sahasındaki xG ortalamasında on ikinci olması bu durumu kilitliyor. Tersi de geçerli; Konyaspor sahasında oynadığı maçlarda kalesinde en az tehdit yaşayan beşinci takımken, rakibi Sivasspor da deplasmanlarda en çok xG üreten ancak on üçüncü takım olabilmiş durumda. Bunları yan yana koyunca, pozisyon zenginliği ve kale önü heyecanı açısından çok fazla bir şey vaat etmeyen bir maç çıkıyor karşımıza.





Göztepe – Fraport TAV Antalyaspor

Ligin alt – orta sıralarını ilgilendiren bir maç var sırada. Oynadığı oyun takdir gören, ancak bunu tabelaya yansıtma konusunda büyük sıkıntılar çeken Göztepe, haftaiçi Doha'da Süper Kupa maçına çıkan Antalyaspor'u ağırlayacak. Göztepe'nin iç saha istatistiklerinden göze çarpan pas arası liderliği ve önde top kazanmadaki üçüncülükleri. Antalyaspor ise ligin deplasmanlarda en çok top kapan ve pas arası yapan üçüncü takımı. Antalyaspor bunun yanında, deplasmanda pozisyona girmekte zorlanan, ama kalesinde biraz fazla pozisyon veren bir takım kimliğinde. Göztepe'nin sahasındaki xG'deki dokuzunculuğu, bunu Antalyaspor için sorun olmaktan çıkartabilir. 





Yukatel Kayserispor - Altay

Haftanın "tencere dibin kara, seninki benden kara" derbisine hoş geldiniz. Bu haftanın görsellerinde bu kadar kırmızı başka bir karşılaştırma yok. Altay'ın deplasmanlarda, rakip ceza sahasında topla buluşma (RCSTB) ikincisi, pas arası ikincisi ve en az faul yapan takımı olması, son üç sırada yer aldığı beş istatistiğin gölgesinde kalıyor. Kayserispor'un ise iç saha performansında öne çıkan en olumlu şey faul yapmıyor olmaları. Aralarında 3 sıra ve 6 puan olan iki takımın mücadelesi bu istatistiklerin ışığında çok bir şey vaat etmiyor olsa da, Kayserispor'un ligin son haftasında Sivasspor'a yaptığı sürpriz ve Altay'ın da sezon başında sergilediği ve hâlâ aradığı performansı daha önce verebilmiş olması bu maçı beklenmedik bir şekilde hareketli bir mücadeleye çevirebilir. Ama çevirmeye bilir de.





Çaykur Rizespor - Beşiktaş

Haftayı geçen sezondan kalan bir kupayla kapatan Beşiktaş, düşme potasından kaçmaya çalışan Rize'ye konuk olacak. Zirvenin 18 puan uzağındaki siyah-beyazlılar, Önder Karaveli yönetiminde devam ettiği sezonda, hem oyun hem de skor olarak bu sezonki Sergen Yalçın dönemine göre biraz daha fazla ışık verir durumda. Geçici teknik direktör dönemlerinde zaman zaman yaşanan bu durum biraz da Karaveli'nin görev süresine bağlı gibi duruyor. Beşiktaş'ın, Sergen Yalçın yönetimindeyken de ligdeki istatistikleri kötü değildi, ancak bunu sonuca dönüştürme sorunu vardı. Her şeyi onunla açıklamaya çalışıyor gözükmek istemem, ama Beşiktaş'ın da sayılarında dikkati ilk çeken yine gol beklentisi. Deplasmanlarda ligin en çok şut ve isabetli şut çeken ikinci takımı olan Beşiktaş'ın bu şutlardan biriktirebildiği xG onları deplasman on beşincisi yapıyor. Yani evet, Beşiktaş vuruyor ama vurmasa daha iyi gibi. Şutlarını daha doğru seçmesi gerekiyor siyah-beyazlıların. Kalelerinde de, yine kendilğinden şampiyonluk namzeti bir takım için yüksek xG (xGA) görüyorlar. Rize'de ise işler pek yolunda değil istatistik departmanında. İç sahada şut, isabetli şut ve rakip ceza sahasında topla buluşma (RCSTB) sonuncusu olmak büyük problem. Yol yorgunluğu ve Covid pozitif oyuncuların çokluğu sorun olmazsa maç Beşiktaş'a daha yakın.





Fenerbahçe – Adana Demirspor

Haftayı Fenerbahçe ile Adana Demirspor kapatacak. Pereira dönemindeki oyun sorununu yanlış bir şekilde dizilişte arayan Fenerbahçe, Portekizlinin ayrılması sonrası dörtlüye geçip bütün yaratıcı isimlerini sahaya atınca da birçok şey düzelmedi. Oyun olarak daha "büyük takım" gibi oynamaya başlamış olsa da, özellikle kadro istikrarı açısından ligin en sorunlu takımı olan Fenerbahçe'nin çerçevesi net çizilmiş bir oyuna ve devamlılığa ihtiyacı var. Bunun için de herhalde ilk öncelik bir teknik direktör. İç saha performansı, istatistiksel olarak başarılı gözüken Fenerbahçe, bu maçta, yenilmesi halinde arkasına düşeceği bir rakiple karşılaşacak. Balotelli'nin Covid pozitif olması Adana temsilcisi için önemli bir kayıp. İstatistik olarak ise, Fenerbahçe'nin sahasında en çok xG üreten ve kalesinde en az xG veren (xGA) takımlardan biri olması, Adana Demirspor'u her iki kale önünde de zorlayacağa benziyor. 





Kaldığımız Yerden Devam

Çok kısa bir aranın ardından lige döndük. Açılış haftasının maçlarından bazıları oldukça vaatkar! 


Takımların transfer hareketliliklerinin de sinyaller vermeye başladığı bu günlerde, çoğunluğun bitmiş muamelesi yaptığı zirve mücadelesi matematiksel olarak devam ederken, önümüzdeki sezon takım sayısı 19'a düşeceği için bu sezon da dört takımdan oluşacak düşme potası da ayrıca kritikliğini koruyor.



Spor Toto Süper Lig'de, sezonun ikinci yarısı başlıyor. Takımların transfer hareketliliklerinin de sinyaller vermeye başladığı bu günlerde, çoğunluğun bitmiş muamelesi yaptığı zirve mücadelesi matematiksel olarak devam ederken, önümüzdeki sezon takım sayısı 19'a düşeceği için bu sezon da dört takımdan oluşacak düşme potası da ayrıca kritikliğini koruyor. İkinci yarının ilk haftasının maçlarına bir göz atalım.

Trabzonspor – Öznur Kablo Yeni Malatyaspor

Devreyi, lig lideriyle lig sonuncusu arasında oynanacak bir maçla açıyoruz. Trabzonspor'un bu maçın favorisi olduğunu söylemek için bakılması gereken tek istatistik de belki de iki takım arasındaki 31 puanlık ve 40 averajlık farktır ama biz yine de bakalım. Trabzonspor'un ligin ilk 3 sırasında yer aldığı buradaki istatistiklerden 4'ünde, bu maçtaki rakibi Yeni Malatyaspor da son 3'te. Trabzonspor'un evinde en çok xG üreten üçüncü, Öznur Kablo Yeni Malatyaspor'un ise deplasmanlarda en az üreten takım olması da çok şey söylüyor.





Gaziantep FK – Vavacars Fatih Karagümrük

Bu haftanın ikinci maçı ise, ilkine nazire yaparcasına yakın iki takım arasında oynanacak. Ancak, Trabzonspor – Öznur Kablo Yeni Malatyaspor maçının aksine, bu iki takımın yakın olduğu neredeyse tek yer puan tablosu. Farioli yönetimindeyken tam bir topla oynama canavarı olan Karagümrük, bu maçta karşısında ligin evinde topla en az oynayan takımını bulacak. Gaziantep FK ayrıca rakip ceza sahasında topla buluşma (RCSTB), isabetli pas ve 10 pas üstü dizi ortalamalarında iç sahada lig on sekizincisi, hem deste, hem direkt hücum ortalamalarında ise lig sonuncusu. Direkt hücumlarla Karagümrük'ün de ilk yarı itibarıyla çok işi olmadı, ama oradaki teknik direktör değişikliğinin yansımalarını henüz görememiş olabiliriz. Volkan Demirel'in, Farioli kadar takımını topla oynatmaya hevesli olup olmayacağını bilmiyoruz. Yine de bu maçta top çok yüksek oranda Karagümrük'te kalır, ancak skor konusunda sazı eline kim alır söylemek zor, çünkü bütün bu kırmızı istatistiklere rağmen Gaziantep FK ligin iç sahada en çok puan toplayan ikinci takımı.





Aytemiz Alanyaspor – Medipol Başakşehir

Haftanın sonucunu kestirmesi en zor maçlarından biri. Sezona önceki sezondan beri takımına yüksek oranda topla oynamaya odaklı bir oyun oynatan Çağdaş Atan'la başlayan, ancak sonrasında bu konuda o kadar ısrarlı olmayan Bülent Korkmaz'la devam eden Alanyaspor, bir teknik direktör değişikliğine daha gitti ve Türkiye'deki antrenörlük kariyerine Çağdaş Atan'la başlayan ve topa hükmetme okulu mezunu Farioli'yle anlaştı. Takım kağıt üzerinde o oyunu oynamaya alışkın olsa da, belli reflekslerini kaybetmiş olabilir. Ayrıca Çağdaş Atan'ın o takımındaki oyunun önemli parçalarının birçoğunun artık takımda olmadığı gerçeği de önümüzde. Rakipleri ise Emre Belözoğlu yönetiminde vites değiştiren Başakşehir. Onlar da takımın artık demirbaşı haline gelen Edin Vişça'yı kaybederek giriyorlar ikinci devreye. Sayısal olarak baktığımızda, Alanyaspor'un iç saha performansı oldukça ortalama. Tabii ki xG hariç. Ligin genel penaltısız xG lideri olan Alanyaspor, sahasındaki penaltılar dahil xG'de ikinci. Başakşehir'in ise deplasman performansı oldukça parlak. Savunma aksiyonlarındaki aksamaları, topu rakibe bırakmadıkları için buna rakiplerine göre daha az gereksinim duyduklarından olabilir. Ayrıca kalelerinde de çok fazla gol beklentisi vermiyorlar. Skorundan bağımsız, aksiyonu bol bir maç olacağını söylemek mümkün.





Kasımpaşa – Atakaş Hatayspor

Yine puan tablosunun iki ucundaki takımları karşılaştıran bir eşleşme. Kasımpaşa, kötü giden performansına rağmen, iç saha metriklerinde xG hariç hemen hemen hiçbir kalemde çok alt sıralarda değil. Ancak xG de artık oldukça iyi hikaye anlatan bir ölçüm olmaya başladı; ligde evinizde en az xG üreten takımsanız, rakip takımları yeterince tehdit edemiyorsunuz demektir. xG'nin çekilen şutlarla biriktiğini de biliyoruz, o nedenle en çok şut çeken beşinci takımken, en çok xG üreten on yedinci takım olmanız, şutlarınızın ortalama xG'si düşük, yani zaten gol olması olasılığı düşük yerlerden hücum bitiriyorsunuz demek. Bu da, haliyle, iyi bir şey değil. Hatayspor ise burada incelediğimiz kalemlerdeki deplasman performansıyla aslında iyi durumda değil. Onlar da Gaziantep FK'nın ayna görüntüsü gibiler; dış saha istatistikleri iyi olmamasına rağmen ligin deplasmanlarda en çok puan toplayan ikinci takımı Hatayspor. Bunun da kilidi, yine xG'de gibi gözüküyor; deplasmanlarda en az şut çeken beşinci takımken en çok gol beklentisi üreten üçüncü takım olmaları şutlarını doğru seçtiklerini gösteriyor. Bunlar da maçı Hatayspor'a yaklaştırıyor.





Galatasaray – GZT Giresunspor

Galatasaray'ın ligdeki hayalkırıklığı performansı devam ediyor. Ocak transfer döneminde gördükleri eksikliklerini takviye etmesi beklenen sarı-kırmızılıların şampiyonluk mücadelesi için değilse de, ligi yukarılarda bitirip, başladığı gençleştirme projesine en azından üst düzey tecrübe kazandırma amacı devam edecektir. Bu maçtaki rakipleri ise kötü başlangıçlarını toparlayıp kendini biraz yukarılara attı, ama düşme potasının geniş olduğu sezonda güvende değiller. Galatasaray iç sahada en çok şut çeken ikinci takım. Onların da xG değerleri bunu yansıtmıyor ve orada sekizinciler. Bitiricilik, yetenek veya şanssızlık, ne derseniz diyin, Galatasaray'ın düzeltmesi gereken şeylerin başında ileri uç geliyor. Giresunspor'un ise deplasmandaki savunma aksiyonu ortalamalarındaki sıralamaları dikkat çekici. Deplasmanlarda en çok top kapan takım olan Giresunspor, sahipsiz toplarda da üçüncü, ve bu defansif aksiyon ortalamalarına rağmen deplasmanlarda en az faul yapan ikinci takım. Yani savunmada gayretliler, ama aynı zamanda dikkatliler de. Giresunspor'un bu maçtaki en büyük avantajı ligin deplasmanlarda kalesinde en az xG veren takım olmaları. Galatasaray'ın da pozisyon bulmakta ve bitirmekte zorlanması bununla birleşince, maç Galatasaray için iyice zor bir hal alabilir.





İttifak Holding Konyaspor – Demir Grup Sivasspor

Ligde Trabzonspor'la takibi sürdürebilen tek takım gibi gözüken Konyaspor, sahasında Sivasspor'u ağırlayacak. Ligin sahasında en çok şut çeken takımı olan yeşil-beyazlılar sahasında top kapmada da üçüncü. Ön alan baskısını pek tercih etmiyor gözüken İlhan Palut'un öğrencileri, bu maçta karşılarında kendileri gibi bunu pek sevmeyen bir rakip bulacak. Sivasspor'un topla oynama, pas, şut, isabetli şut deplasman ortalamaları pek parlak değil. Ancak deplasmanlarda kalelerinde en az tehdit gören ikinci takım da Sivasspor. Konyaspor'un da sahasındaki xG ortalamasında on ikinci olması bu durumu kilitliyor. Tersi de geçerli; Konyaspor sahasında oynadığı maçlarda kalesinde en az tehdit yaşayan beşinci takımken, rakibi Sivasspor da deplasmanlarda en çok xG üreten ancak on üçüncü takım olabilmiş durumda. Bunları yan yana koyunca, pozisyon zenginliği ve kale önü heyecanı açısından çok fazla bir şey vaat etmeyen bir maç çıkıyor karşımıza.





Göztepe – Fraport TAV Antalyaspor

Ligin alt – orta sıralarını ilgilendiren bir maç var sırada. Oynadığı oyun takdir gören, ancak bunu tabelaya yansıtma konusunda büyük sıkıntılar çeken Göztepe, haftaiçi Doha'da Süper Kupa maçına çıkan Antalyaspor'u ağırlayacak. Göztepe'nin iç saha istatistiklerinden göze çarpan pas arası liderliği ve önde top kazanmadaki üçüncülükleri. Antalyaspor ise ligin deplasmanlarda en çok top kapan ve pas arası yapan üçüncü takımı. Antalyaspor bunun yanında, deplasmanda pozisyona girmekte zorlanan, ama kalesinde biraz fazla pozisyon veren bir takım kimliğinde. Göztepe'nin sahasındaki xG'deki dokuzunculuğu, bunu Antalyaspor için sorun olmaktan çıkartabilir. 





Yukatel Kayserispor - Altay

Haftanın "tencere dibin kara, seninki benden kara" derbisine hoş geldiniz. Bu haftanın görsellerinde bu kadar kırmızı başka bir karşılaştırma yok. Altay'ın deplasmanlarda, rakip ceza sahasında topla buluşma (RCSTB) ikincisi, pas arası ikincisi ve en az faul yapan takımı olması, son üç sırada yer aldığı beş istatistiğin gölgesinde kalıyor. Kayserispor'un ise iç saha performansında öne çıkan en olumlu şey faul yapmıyor olmaları. Aralarında 3 sıra ve 6 puan olan iki takımın mücadelesi bu istatistiklerin ışığında çok bir şey vaat etmiyor olsa da, Kayserispor'un ligin son haftasında Sivasspor'a yaptığı sürpriz ve Altay'ın da sezon başında sergilediği ve hâlâ aradığı performansı daha önce verebilmiş olması bu maçı beklenmedik bir şekilde hareketli bir mücadeleye çevirebilir. Ama çevirmeye bilir de.





Çaykur Rizespor - Beşiktaş

Haftayı geçen sezondan kalan bir kupayla kapatan Beşiktaş, düşme potasından kaçmaya çalışan Rize'ye konuk olacak. Zirvenin 18 puan uzağındaki siyah-beyazlılar, Önder Karaveli yönetiminde devam ettiği sezonda, hem oyun hem de skor olarak bu sezonki Sergen Yalçın dönemine göre biraz daha fazla ışık verir durumda. Geçici teknik direktör dönemlerinde zaman zaman yaşanan bu durum biraz da Karaveli'nin görev süresine bağlı gibi duruyor. Beşiktaş'ın, Sergen Yalçın yönetimindeyken de ligdeki istatistikleri kötü değildi, ancak bunu sonuca dönüştürme sorunu vardı. Her şeyi onunla açıklamaya çalışıyor gözükmek istemem, ama Beşiktaş'ın da sayılarında dikkati ilk çeken yine gol beklentisi. Deplasmanlarda ligin en çok şut ve isabetli şut çeken ikinci takımı olan Beşiktaş'ın bu şutlardan biriktirebildiği xG onları deplasman on beşincisi yapıyor. Yani evet, Beşiktaş vuruyor ama vurmasa daha iyi gibi. Şutlarını daha doğru seçmesi gerekiyor siyah-beyazlıların. Kalelerinde de, yine kendilğinden şampiyonluk namzeti bir takım için yüksek xG (xGA) görüyorlar. Rize'de ise işler pek yolunda değil istatistik departmanında. İç sahada şut, isabetli şut ve rakip ceza sahasında topla buluşma (RCSTB) sonuncusu olmak büyük problem. Yol yorgunluğu ve Covid pozitif oyuncuların çokluğu sorun olmazsa maç Beşiktaş'a daha yakın.





Fenerbahçe – Adana Demirspor

Haftayı Fenerbahçe ile Adana Demirspor kapatacak. Pereira dönemindeki oyun sorununu yanlış bir şekilde dizilişte arayan Fenerbahçe, Portekizlinin ayrılması sonrası dörtlüye geçip bütün yaratıcı isimlerini sahaya atınca da birçok şey düzelmedi. Oyun olarak daha "büyük takım" gibi oynamaya başlamış olsa da, özellikle kadro istikrarı açısından ligin en sorunlu takımı olan Fenerbahçe'nin çerçevesi net çizilmiş bir oyuna ve devamlılığa ihtiyacı var. Bunun için de herhalde ilk öncelik bir teknik direktör. İç saha performansı, istatistiksel olarak başarılı gözüken Fenerbahçe, bu maçta, yenilmesi halinde arkasına düşeceği bir rakiple karşılaşacak. Balotelli'nin Covid pozitif olması Adana temsilcisi için önemli bir kayıp. İstatistik olarak ise, Fenerbahçe'nin sahasında en çok xG üreten ve kalesinde en az xG veren (xGA) takımlardan biri olması, Adana Demirspor'u her iki kale önünde de zorlayacağa benziyor. 





Kaldığımız Yerden Devam

Çok kısa bir aranın ardından lige döndük. Açılış haftasının maçlarından bazıları oldukça vaatkar!