Yağlı güreşte pehlivanların er meydanında güreşten önce yaptığı peşrev, yalnızca bedeni güreşe hazırlayan hareketler bütünü değil, asırlardır yaşatılan ahlaki, manevi ve kültürel mirasın sembolik ifadesi olarak görülüyor.
Edirne'de her yıl Sarayiçi Er Meydanı'nda gerçekleştirilen Tarihi Kırkpınar Yağlı
Güreşleri'nde çayıra çıkan pehlivanlar, kispetlerini giyip vücutlarını yağladıktan sonra müsabakaya başlamadan önce peşrev çekiyor.
Yüzlerce yıllık geçmişi bulunan peşrev, yağlı güreşin yalnızca güç ve teknik mücadeleden oluşmadığını, aynı zamanda saygı, tevazu, kardeşlik ve mertlik gibi değerleri de içinde barındırdığını gösteriyor.
Güreşin manevi seremonisi
Peşrev, "önde gelen" ve "önce yapılan" anlamlarını taşırken, yağlı güreş geleneğinde müsabakanın manevi başlangıcı olarak kabul ediliyor.
Pehlivanlar peşrevle rakiplerini, seyircileri ve er meydanının ruhunu selamlıyor.
Peşrev sırasında rakip pehlivanlar kol bağlayıp dua ediyor, birbirlerine başarı temennisinde bulunuyor. Bu bölüm, güreşten önce rekabetin değil dostluğun ve kardeşliğin öne çıktığı özel bir ritüel olarak yaşatılıyor.
Kırkpınar'ın deneyimli cazgırlarına göre peşrev, pehlivanın kendisini er meydanına tanıtması, rakibine saygısını göstermesi ve güreşe hazır olduğunu ilan etmesi anlamına geliyor.
Her adım ayrı anlam taşıyor
Peşrevde sergilenen hareketlerin her birinin farklı bir anlamı bulunuyor.
Pehlivanların attığı üç geri adımın hak, adalet ve aşk karşısında teslimiyeti ve alçak gönüllülüğü temsil ettiği belirtiliyor. Ardından atılan üç ileri adım ise şehitlik, Allah rızası ve insanların duası için mücadele etme iradesini simgeliyor.
Diz çökerek temenna eden pehlivanın elini üç kez toprağa, dudağına ve alnına götürmesi, "Topraktan geldik, toprağa döneceğiz" anlayışının ifadesi olarak değerlendiriliyor. Bu hareket aynı zamanda pehlivanın kibirden uzak duracağına dair sessiz bir söz olarak kabul ediliyor.
Peşrevdeki figürlerde Türklerin doğayla iç içe yaşamının izleri de görülüyor. Pehlivanlar kimi zaman at gibi sıçrıyor, kartal gibi kollarını açıyor, kurt gibi rakibine yaklaşıyor. Yay gibi gerilen bedenler, ok gibi ileri atılarak güreşe hazır olunduğunu ortaya koyuyor.
Bu hareketler rakibe güç ve kararlılık mesajı verirken, seyircilere de görsel bir şölen sunuyor. Özellikle başpehlivanların çektiği peşrevler, tribünlerden yoğun alkış alıyor.
"Güreşimiz dürüst ve mertçe olacak"
Güreş başlamadan önce rakiplerin birbirlerinin paçalarına ve enselerine dokunması da peşrevin önemli bölümleri arasında yer alıyor. Bu hareketin, "Sana hile yapmayacağım, mücadelemiz dürüst ve mertçe olacak." anlamı taşıdığı belirtiliyor.
Çayırda peşrev sırasında rakiple her temas ayrı bir anlam içeriyor.
Helallik almak, yağın yeterliliğini kontrol etmek, rakibi selamlamak ve centilmenliği vurgulamak bu anlamların başında geliyor.
Çayırın son peşrevcilerinden Şaban Yılmaz
Kırkpınar tarihinde bazı pehlivanlar, güreşleri kadar peşrevleriyle de hafızalara kazındı.
Er meydanlarının en coşkulu peşrevcileri arasında gösterilen Şaban Yılmaz, yıllar boyunca çektiği gösterişli peşrevlerle tribünleri ayağa kaldırdı.
Geniş hareketleri, yüksek sıçrayışları ve seyirciyle kurduğu güçlü bağ sayesinde peşrev denildiğinde akla gelen ilk isimlerden biri oldu.
Yaş haddinin dolması nedeniyle 2022 yılında Kırkpınar'a veda eden Şaban Yılmaz'ın ardından Sarayiçi'nde gözler yeni peşrev ustalarına çevrilecek.
Şaban Yılmaz, AA muhabirine, yağlı güreşte peşrevin önemli bir yere sahip olduğunu söyledi.
Yılmaz, son dönemlerinde aşil tendonundaki sakatlık nedeniyle birçok güreşte peşrev çekemediğini belirtti.
Seyircinin kendisinden her zaman peşrev beklediğini anlatan Yılmaz, şunları kaydetti:
"2022’de sahalara veda ettiğimde seyircimiz son yılımda bile ‘Peşrev, peşrev’ diye tezahüratta bulunuyordu. O yıl aşil tendonumda sakatlık olduğu için çoğu yerde peşrev çekemedim. Bunu seyircimize de dile getirdim. Yağlı güreşimizde, ata sporumuzda peşrev olmazsa olmazdır. Onun yeri başkadır. Peşrev, yağlı güreşin büyük bir parçasıdır ve olması da gerekir. Ancak peşreve önem veren pehlivanlar gözüme çarpmıyor. Pehlivanların ata sporuna yakışır şekilde peşrevi ön plana çıkarması lazım."
Peşrevin seyircinin coşkusunu artırdığını vurgulayan Yılmaz, pehlivanın er meydanında seyirciyle kurduğu bağın da peşrevle güçlendiğini dile getirdi.
Edirne halkının kendisine gösterdiği ilgiden dolayı mutlu olduğunu ifade eden Yılmaz, "Peşrev çekerken köşeye gidiyor, seyirciyle selamlaşıyorduk. Bunun bile zorluğu var ama güzelliği çok fazla. Güzel bir iz bıraktık. Edirne halkımız hala arkamdan 'Peşrev, peşrev Şaban' diye bağırıyor. Buradan Edirnelilere, Edirne halkına selam ve saygılarımı gönderiyorum. Bizleri bağrına bastılar." dedi.
Yağlı güreşte iz bırakmanın kolay olmadığını anlatan Yılmaz, "Çıraklarıma da peşrevin olması gerektiğini anlatmak istiyorum. Çünkü iz bırakmak lazım, iz bırakmak kolay değil. Biz bu sahalarda sıkı güreş yaparak, hakkıyla güreşerek ve güzel peşrevler çekerek iz bıraktık. Ne mutlu bize." ifadelerini kullandı.