Dünya futbol efsanelerinden Alfredo di Stefano, 3 farklı milli takımda forma giyerek futbol tarihinde eşsiz bir hikayeye konu oldu. Arjantin'de doğan ve kariyerine River Plate ile başlayan Stefano, 1949'da Kolombiya takımı Millonarios'a kiralık olarak transfer oldu. Sonrasında ise eski futbolcunun yolu İspanya'da düştü.
La Liga, eski ismiyle Primera Division döneminde İspanya'ya ayak basan Di Stefano,
Real Madrid'de forma giydi. Madrid ekibinden Barcelona temsilcisi Espanyol ile kariyerini sonlandırdı.
4 Temmuz 1926 yılında doğan Alfredo di Stefano, 7 Temmuz 2014'de hayatını kaybetti.
Alfredi di Stefano, Real Madrid Başkanı Florentino Perez ile sohbet ediyor
Kariyerinin başlangıcı
Alfredo Di Stefano önce Unidos y Venceremos ve Iman gibi mahalle takımlarında oynadı, ardından profesyonel oldu. River Plate'in ve genç oyuncunun denemesi hemen olumlu sonuç verdi.
Önce altyapıda oynadı ve 1945’te "Millonarios" lakaplı River Plate ile Arjantin birinci liginde ilk maçına çıktı. Rakip, ertesi sezon katılacağı takım olan Huracan'dı. Arjantin ekibinde ilk sezonunun sonunda, henüz 19 yaşındayken ilk şampiyonluğunu kazandı. Daha sonra bir başka kulüp olan Huracan'da kiralık olarak forma giyip deneyim kazandı ve River Plate'e her zamankinden daha güçlü döndü. Sonuç olarak 1947 sezonunda ligin gol kralı oldu ve River Plate bir kez daha şampiyonluğa ulaştı.
O dönemde olağanüstü hızı ve sarı saçları nedeniyle Alfredo di Stefano'ya "La Saeta Rubia" (Sarışın Ok) lakabını taktı.
Aynı yıl, Guayaquil'de düzenlenen Copa America’da Arjantin milli takımında ilk kez forma giydi. Turnuvayı kazanan takımdan forvet oynadığı altı maçta altı gol attı ve yıldızını daha da parlattı.
21 yaşında ilk kez Arjantin formasını giyen Di Stafeno, 6 maçta oynadı. Bu müsabakalarda 6 gol kaydeden eski futbolcu, ilk milli tecrübesini yaşamış oldu.
Alfredi di Stefano, Valencia'da teknik direktörlük görevinde
Kolombiya'da yıldızlaştı, Avrupa macerası başladı
1948'de futbolcular greve başladı. Bunun sonucundan Arjantin ligini durdurdu. Birçok oyuncunun da dahil olması sonucunda Alfredo Di Stefano da ülkeyi terk etti. Di Stefano, River Plate'den Kolombiya ekibi Millonarios'a transfer oldu. Bogota ekibi büyük bir kazanç elde etmişti ve bunun meyvelerini kısa sürede topladı. Di Stefano ilk sezonunda Kolombiya şampiyonu olurken 1952 ve 1953'te de aynı başarıyı tekrarladı ve her iki sezonda da gol kralı oldu.
Burada ise Kolombiya Milli Takımı ile 4 maça çıktı. Ancak bu müsabakalar FIFA tarafından tanınmadı ve gayriresmi olarak kabul edildi.
Bu dönemde Avrupa kulüplerinin dikkatini çekti. 294 maçta 267 gol atarak büyük bir başarı sağladı ve Avrupa macerası başladı.
Di Stefano, 1961 yılında 4 gol attığı Zamalek Sporting Club maçı
Avrupa'ya gitti ve Real Madrid efsanesi haline geldi
1951 ve 1952'de kulübü, Real Madrid ile hazırlık maçları yaptı ve Di Stefano bu karşılaşmalarda gösterdiği performans, İspanyol devinde büyük etki yarattı. Özellikle kulübün 50. kuruluş yıl dönümü maçında taraftarları büyüledi ve Madrid kulübünün tek hedefi Arjantinliyi transfer etmek oldu.
Barcelona ile yaşanan transfer karmaşasının ardından Alfredo Di Stefano, 23 Eylül 1953'te Nancy'ye karşı oynanan hazırlık maçında eflatun-beyazlı formayı ilk kez giydi.
Yıllar geçtikçe tecrübelenen Stefano, çalışkanlığı ve liderlik özellikleri Real Madrid'i tamamen değiştirdi. Kulüp kısa sürede dönemin en iyi takımlarından biri hâline geldi. İspanya'daki ilk sezonunda Real Madrid'e, 21 yıl sonra gelen şampiyonluğu kazandırdı. Eflatun-beyazlı forma altında geçirdiği 11 yılda 8 La Liga şampiyonluğu, 1 İspanya Kupası kazandı ve 5 kez gol kralı oldu.
Stafano, yeni kurulan Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası'nda (Şampiyonlar Ligi) büyük başarılar elde etti. 1956 ile 1960 yılları arasında Real Madrid turnuvanın ilk 5 şampiyonluğunu kazandı. İspanyol ekibinin yakaladığı bu seri hala kırılamadı.
Alfredo di Stefano, 1957 ve 1959'da France Football tarafından Ballon d’Or ödülüne layık görüldü. Stefano yine bireysel övgüleri ön plana çıkarmayı reddetti ve "Futbol dilsizler için değildir. Takım arkadaşların seni anlamıyorsa dahi olmanın bir anlamı yok." ifadelerini kullandı.
Bu sözler, Real Madrid formasıyla 510 maçta 418 gol atan bu büyük futbol sihirbazının futbol anlayışını özetledi.
Öte yandan 24 Aralık 1989'da son 30 yılın en iyi futbolcusunu olarak tanımlanan Süper Ballon d'Or'u kazanan Di Stefano, bu ödülü kazanan tek isim oldu.
1963 yılında Londra’daki Wembley Stadyumu’nda İngiltere ile Dünya Karması arasında oynanan maç
Başarılarının sonunda Real Madrid'den vefa
Merengues formasıyla son resmi maçı, 1964 Avrupa Kupası finalinde Inter karşısında alınan mağlubiyet oldu. Ardından iki sezon boyunca Espanyol'da oynadı ve futbolu bıraktı.
Vedası için Real Madrid ona beyaz formayı son kez giyme fırsatı verdi. Celtic karşısındaki bu hazırlık maçının sonunda Santiago Bernabeu, efsanesini ayakta alkışladı.
İspanyol vatandaşlığı aldıktan sonra İspanya millî takımıyla 31 maça çıktı ve 23 gol attı. 1962 FIFA Dünya Kupası için Şili'ye giden kadroda yer aldı ancak yaşadığı sakatlık nedeniyle turnuva boyunca forma giyemedi.
Alfredo Di Stefano ile "yaşlı dostu" top arasındaki aşk, saha kenarında da devam etti. 1967'de İspanyol kulübü Elche'de teknik direktörlüğe başladı. Daha sonra Boca Juniors, Valencia, River Plate ve son olarak 1991'de Real Madrid'i çalıştırdı.
2000 yılında Real Madrid'in onursal başkanı seçildi. O tarihten itibaren uzun ve başarılı kariyeri boyunca sayısız ödül ve onurla anıldı.
Mahmud Çaputlu / beinsports.com.tr