Başkan yeni sezon için hedefi belirledi: "10-12 milyon Euro..."

Başkan yeni sezon için hedefi belirledi: "10-12 milyon Euro..."
Gençlerbirliği Başkanı Haydar Arda Çakmak, kırmızı-siyahlı kulübün finansal sıkıntılarını "büyük ölçüde" hallettiklerini söyledi.

Arda Çakmak, Beştepe İlhan Cavcav Tesisleri'ndeki basın toplantısında soruları yanıtladı. Başkanlığa ilk olarak geçen yıl 6 Aralık'ta yapılan genel kurulda seçildiğini hatırlatan Çakmak, öncelikle kulübün borcunu "sürdürülebilir" bir noktaya getirdiklerini vurguladı.

17 Ocak'taki genel kurulda güçlü bir yönetim oluşturduklarını dile getiren Çakmak, "İlk geldiğimizde Gençlerbirliği 11 puanla 17. sıradaydı. Hiçbir zaman ilk 5, 10 gibi bir hedefimiz olmadı. Hep, 'Bu sene ligde kalalım, mali yapıyı düzeltelim, sıkıntılı sözleşmelerden kurtulalım ve önümüzdeki sezon için daha düzgün işler yapalım' hedefindeydik. Çok şükür, zor da olsa son 2 haftada aldığımız galibiyetlerle Metin hocamızın sayesinde ligde kaldık." dedi.

Kulübün mali tablosu hakkında bilgi veren Çakmak, "Gençlerbirliği Kulübü, geldiğimden itibaren 650 milyon liraya yakın borç ödedi. Şunu rahatlıkla söyleyebilirim, benle ilk ve ikinci yönetimim yaklaşık 250 milyon liraya yakın cebimizden para koyduk. Gelirlerimizi artırdık, bazı sponsorluk anlaşmalarını revize ettik, federasyonda bekleyen alacaklarımızı tahsil ettik. Birkaç oyuncumuzu yolladık, oradan bütçede tasarruf sağladık. Gelinen noktada finansal sıkıntıların büyük kısmını çözdük. Geçen seneye göre daha rahat bir durumdayız." ifadelerini kullandı.

FIFA'lık dosyaların büyük kısmını da hallettiklerinin altını çizen Çakmak, şöyle devam etti:

"Çok ciddi sıkıntılı bir dosyamız kalmayacak gibi duruyor, en azından bildiğimiz. Benim en büyük eleştirim şu, bu kulüpte bir bakkal dükkanında bile olan hesap kitap defteri olmamış. Bir bakkala bile gitseniz defteri açar, bir sayfaya alacaklarını, bir sayfaya borçlarını yazar. Kulüpte bu olmamış, hukuk dosyalarında bile yoktu. '10 tane dava var, 5'i şurada' diye yazılı bir liste bize verilmedi. Şimdi çok şükür o da var. Diğer yandan ağır, çok yüklü kontratlarımız var, bunlarla uğraşıyoruz. Hiç katkı alamadığımız ve yüksek kontratlı sporcularımız da var. Aldığımızdan çok daha iyi noktadayız. Borç sürdürülebilir mi? Bence çok daha sürdürülebilir bir noktaya geldi. Gençlerbirliği'nin vergi, sigortayla ilgili yaklaşık 120 milyon lira borcu var. Bunun taksitlendirmesiyle ilgili bir çaba sarf ediyoruz. Sporcu alacaklarıyla ilgili geçen sezondan devam eden yaklaşık 3 milyon avro bir borcumuz var. 1,5-2 milyon avroya yakın da kısım kısım ödediğimiz FIFA'lık dosyalar veya Uyuşmazlık Çözüm Kurulu dosyaları var."

Metehan ve Erhan sözleşmelerini tek taraflı feshetti

Metehan Mimaroğlu ve kaleci Erhan Erentürk'ün sözleşmelerini tek taraflı feshettiğinin bilgisini veren Arda Çakmak, yasal haklarını kullanacaklarını ve bu konunun peşini bırakmayacaklarını söyledi.

Çakmak, yaşanan bu süreçle ilgili şöyle konuştu:

"Dün Erhan da Metehan da beni aradı. İkisi de bu kulüpte kardeşim gibi sevdiğim çocuklardı. Hatta Metehan'a 'Biraz erken evlenseydim senin yaşında çocuğum olurdu ama yaptığınız yanlış' dedim. Kendileri de kabul etti. Olay şu, burada bir emekçi arkadaşımızın geleceğiyle oynadılar neredeyse. O arkadaşı işten çıkarmak zorunda kalacaktık. Yasal süre çarşamba günü sona ermesine rağmen o arkadaşa 'Avukatımızla görüştük cuma gününe kadar parayı yatırın' diyorlar. Arkadaş da bana perşembe günü söyledi. Tamamen onlardan aldığı söz için söylüyor. Bizde söz namustur. Cuma sabahı parayı kendi kasamdan yolladım, ödemeleri yaptık ama kendileri çarşamba akşamı yasal haklarını kullanma yoluna, tek taraflı fesih yoluna gittiler. Bana gelip "X takım 10 lira fazla veriyor, bizim çoluğumuzun çocuğumuzun geleceği var' deselerdi, yardımcı olurdum. Çünkü bu kulübe büyük emekleri var. Gençlerbirliği camiasına yaptıkları çok büyük bir yanlış. Arkadaşımızın hatası da bunu onlardan yazılı almamak. Bana ödemenin son günü çarşamba deselerdi, bu parayı çarşamba da öderdim. Onlar da menajerleri suçluyorlar, burada kötü niyet var. Yasal hakkımızı kullanacağız. UÇK'ysa UÇK, FIFA'ysa FIFA, yerel mahkemeyse yerel mahkeme... Bize çektikleri fesihle ilgili de yasal sürede sıkıntıları var."

Çakmak, "Yönetim içinde bir köstebek olduğunu, gizli kalması gereken bilgilerin sızdırıldığını düşünüyor musunuz?" sorusuna, "2000 yılında bu kulübe yönetici oldum. O zaman rahmetli İlhan başkan odalarda belki 10 defa böcek arattı. Bu işin önüne geçemiyorsunuz. Ben öyle olduğunu zannetmiyorum. Yönetim kurulunda gazetecilere yakın arkadaşlar var, kararlarımız bir yerlerden sızıyor. Kimsenin günahını almak istemem. Herkeste telefonum var, isteyen 7/24 arayıp bana doğrusunu sorabilir." yanıtını verdi.

Metin Diyadin ile ayrılık sürecinin perde arkası

Metin Diyadin'in ilk döneminde görevine neden son verildiğiyle ilgili soru üzerine ise Çakmak, şunları kaydetti:

"Metin hoca bu kulübe 1988-89 yılında geldi, 36 senedir tanırım. Kulübün içine girdiğimizden beri de çok iyi dostluğumuz var. Ağabey kardeş ilişkimizde hiçbir sıkıntımız yok. Ayrılık sürecine gelirsek, 'odaya girdi, ayağa kalkmadı' meselesi kesinlikle bir kısım insanların kulübü karıştırmak için ortaya attığı şey. Prim olayımız vardı. Bir tek Gaziantep FK maçının galibiyet primi kalmıştı. 13 Şubat akşamı oluyor bu olay. Futbolcuların aralık ayı maaşlarını ödemiştik. Gaziantep FK dışında hiçbir maçın primi kalmamıştı. Orada da kulübün parası vardı, bir yönetici arkadaşımız, 'Ekstra prim vereceğim' dedi. Kendisi yurt dışındaydı, 'Primleri pazartesi ödeyebilir miyiz?' dedi. Çünkü yurt dışındaydı adam. Metin hoca ile de bunu konuştuk. Metin hoca da oyunculara söz verildiğini söyledi. Arkadaşımız da bunu duyunca üzülmüş bankasını arayıp parayı çektirdi ve Rizespor maçından önce soyunma odasına getirdi. Pazartesi de kulüp ödeyecek dedi. Metin hoca ile aramızda karşılıklı yanlış anlamadan bir gerilme oldu. Hata bende de var, daha aklı selim davransaydım daha iyi olurdu. O gün ben fevri davrandım, Metin hoca fevri davrandı. Bütün olay, 'Gaziantep FK maçının primi cuma mı pazartesi mi ödensin?' Gerginlik bundan çıktı. Rizespor maçında da maç 2-0'dan 2-2'ye gelince bir kızgınlıkla oldu. Şimdi dönüp geriye bakınca yanlış bir şey, keşke olmasaydı, keşke yollamasaydık."

Yeni sportif direktör Cem Can

Başkan Arda Çakmak, Ali Ekber Düzgün'den boşalan sportif direktörlük görevine Cem Can'ı getirdiklerini açıkladı.

Cem Can'ın camiayı bildiğine dikkati çeken Çakmak, "Uzun yıllar takımımızda kaptanlık da yapmış, benim futbol camiasında çok sevdiğim, dürüstlüğüne, bu işi de becereceğine bütün kalbimle inandığım Cem Can kardeşimizle anlaştık. Bugün itibarıyla sportif direktör olarak görevine başlayacak." diye konuştu.

Yönetimde fikir ayrılıkları nedeniyle bazı istifaların yaşandığını aktaran Çakmak, camiada kongre beklentisi olduğuna yönelik soruyu "Bu kulübün bu noktaya gelmesinde payı olan bu kulübü bırakıp giden insanlar, bugün kongre diyor. Yapsak ne fark edecek. Birisi çıkıp 'Kongre olursa bu kulübe 50 milyon dolar buldum, teminatı da burada' derse hemen yapalım. Tüzük kongresinin yapılması gerekiyor. Yönetimdeki bazı arkadaşlarımızın da kulübün finansal anlamda önünü açmak ve katkıda bulunmak için fikirleri var. Böyle bir gelişme olursa da paylaşırız ama şu anda konuşulan bir konu. Kongre kararını alırsak biz alırız, sebebini de anlatırız. Dışardan konuşan arkadaşların niye istediğiyle ilgili fikrim yok. Kongre kararı alırsak yine ben ve yönetimim adayız, devam ederiz. Bu belli şeyleri daha iyi yere götürme kongresi olur." şeklinde cevapladı.

"10-12 milyon avroluk takım"

Çakmak, yeni sezona yönelik hedeflerle ilgili "Hayal satmayı seven biri değilim. Vergileri, sigortaları düştükten sonra yaklaşık 10-12 milyon avroluk bir takım oluşturabiliriz. Bu takım da doğru transferlerle düşme tehlikesi yaşamadan 8 ila 12'nci olur. Bunun dışındaki hayal satmak olur. Gençlerbirliği'nin elinde 6-7 tane Süper Lig'de oynatabileceği kemik oyuncusu var. Nokta transferle hedeflediğimiz yerlerde oluruz. Hayal satmak istemem, hedefimizde ilk 5 yok. Gönül ister ama bu sene o sene olmaz. Gençlerbirliği adım adım gitmek zorunda." değerlendirmesinde bulundu.

Açıklanan kombine fiyatların yüksek olduğuna yönelik eleştirilere de Çakmak, "Geçen sezon satılan tüm kombinelerden elde edilen gelir yaklaşık 1 milyon 100 bin avro civarındaydı. Sadece bir oyuncunun maliyeti 1 milyon avro. Ben de isterim bilet 1 lira olsun ama nasıl olacak. Stadyumda bir maçın maliyeti (polis, özel güvenlik, iaşe vb.) 2,5-3 milyon lira civarında. Büyük maçlarda kale arkasının tamamını açarak kulübün kasasına 70-80 lira girdi. Yani kulübün matematiği ortada." sözleriyle cevap verdi.

Sezona Eryaman Stadı'nda başlayacaklarını dile getiren Çakmak, "Maçların sezonun ikinci yarısında yeni statta oynanabileceği söyleniyor. 29 Ekim'de açılış yapılacağı ama ikinci yarıda birkaç karşılaşma oynanabileceği anlatılıyor. Bildiğim kadarıyla mayıs ayında Avrupa kupası (Konferans Ligi) finali de var. İkinci yarıda 1-2 maçımızı orada oynayıp stadı biz de görmek istiyoruz. Ocak ayına kadar Eryaman'dayız, bu kesin görünüyor. Alınan kombineler yeni statta da geçerli olacak." diyerek sözlerini tamamladı.

Arda Çakmak'ın düzenlendiği toplantıya, başkan yardımcısı Ali Osman Avşar, futbol şube sorumlusu Haluk Kara, basın sözcüsü Ertuğrul Beray Ardıç ve disiplin kurulu üyesi avukat Baran Öncü de katıldı.