Asya futbolunun ilk mucizesi: Kimsenin tanımadığı bir takım, dünya devini yıktı!

Asya futbolunun ilk mucizesi: Kimsenin tanımadığı bir takım, dünya devini yıktı!
1966 Dünya Kupası, futbol tarihinin en unutulmaz turnuvalarından biri olarak hafızalara kazındı. Ev sahibi İngiltere'nin kupaya uzandığı, Bobby Moore'un Jules Rimet Kupası'nı havaya kaldırdığı o ikonik gece hala futbolun en özel anlarından biri olarak gösteriliyor. Ancak bu turnuva yalnızca İngiltere'nin zaferinden ibaret değildi. 1966 yazı, dünya futbolunun gördüğü en büyük sürprizlerden birine de sahne oldu: Kuzey Kore mucizesi.

Soğuk savaşın gölgesinde gelen takım

O dönem dünya iki kutuplu bir düzende yaşıyordu. Soğuk Savaş'ın gölgesindeki Kuzey Kore, Batı dünyası için gizemli ve uzak bir ülkeydi. Futbol sahnesinde ise neredeyse hiç tanınmıyordu. İngiltere'nin bile turnuva öncesinde Kuzey Kore kafilesini nasıl karşılayacağı konusunda diplomatik tartışmalar yaşadığı biliniyordu. Hatta oyunculara vize verilmemesi bile gündeme gelmişti. Ancak FIFA'nın sert tavrı sonrası İngilizler geri adım atmak zorunda kaldı.


Kimsenin şans vermediği takım

Kuzey Kore, turnuvaya büyük beklentiler olmadan geldi. Sovyetler Birliği, İtalya ve Şili'nin bulunduğu grupta herkes onların birkaç maç sonra evine döneceğini düşünüyordu. İlk maçta Sovyetler Birliği'ne karşı alınan 3-0'lık mağlubiyet de bu düşünceyi güçlendirdi. Şili karşısında gelen beraberlik ise küçük bir umut yaratsa da, son maçta karşılarında futbolun devlerinden biri vardı.

İtalya, dönemin en güçlü milli takımlarından biriydi. Kadrosunda Gianni Rivera, Sandro Mazzola ve Giacinto Facchetti gibi yıldızlar bulunuyordu. Avrupa futbolunun elit oyuncularına sahip olan İtalyanlar için Kuzey Kore maçı sadece formalite olarak görülüyordu. Fakat Middlesbrough'da futbol tarihini değiştiren bir hikaye yazıldı.



Ayresome Park'ta değişen atmosfer

Maç ilerledikçe tribünlerde ilginç bir hava oluşmaya başladı. İngiliz taraftarlar, disiplinli oyunları, bitmeyen enerjileri ve mücadeleci karakterleriyle Kuzey Koreli futbolculara sempati duymaya başladı. Beklenen olmadı ve dakikalar ilerledikçe baskıyı kuran taraf Asya temsilcisi oldu.

Ardından o tarihi an geldi.

Pak Doo-ik'un attığı golle Kuzey Kore, İtalya'yı 1-0 mağlup etti. Futbol dünyası adeta şoke olmuştu. Dünya Kupası tarihinin en büyük sürprizlerinden biri gerçekleşmiş, İtalya turnuvaya veda etmişti. Kuzey Kore ise çeyrek finale yükselerek yalnızca kendi ülkesinin değil, tüm Asya futbolunun gururu hâline gelmişti.





Futbol dünyasını sarsan sonuç

Bu başarı, uzun yıllar boyunca Asya futbolunun en büyük hikayesi olarak anlatıldı. Bir başka Asya temsilcisi Güney Kore ancak 2002 Dünya Kupası'nda bu seviyeye ulaşabildi.

Ancak Kuzey Kore'nin hikayesi burada da bitmedi.

Çeyrek finalde rakip Portekiz idi. Maçın henüz ilk 25 dakikasında Kuzey Kore'nin skoru 3-0'a getirmesi, dünyayı ikinci kez şaşkına çevirdi. Herkes yeni bir mucizenin gerçekleşmesini bekliyordu. Fakat bu kez sahneye turnuvanın en büyük yıldızlarından biri çıktı.





Eusebio'nun unutulmaz geri dönüşü

Eusebio, futbol tarihine geçen performanslarından birini sergiledi. Attığı dört golle takımını ayağa kaldırdı ve Portekiz maçı 5-3 kazanarak yarı finale yükseldi. Kuzey Kore'nin peri masalı sona ermişti ama geride unutulmaz bir hikaye bırakmışlardı.

Portekizli yıldız, turnuvayı dokuz golle gol kralı olarak tamamladı. Ancak o gün sahada yaşananlar, yalnızca bir geri dönüş hikayesi değildi. Aynı zamanda futbolun neden dünyanın en büyüleyici oyunu olduğunun da kanıtıydı.





Kupadan daha büyük bir miras

Bugün 1966 Dünya Kupası denildiğinde çoğu kişinin aklına İngiltere'nin şampiyonluğu geliyor. Ancak futbol romantikleri için o turnuva, aynı zamanda imkansız görünenin başarıldığı bir masal anlamına geliyor.

Futbolun sadece yıldızlardan, kupalardan ve favorilerden ibaret olmadığını gösteren Kuzey Kore, Dünya Kupası tarihine cesaretin ve inancın sembolü olarak geçti. Aradan geçen onlarca yıla rağmen Ayresome Park'ta yaşanan o mucize hala futbol tarihinin en özel hikayelerinden biri olarak anlatılıyor.


beinsports.com.tr / Mehmet Can Belören