Spor yazarları ne dedi?


Spor yazarları Fenerbahçe - Gençlerbirliği maçını yorumladı


Mehmet Demirkol: Ayakkabılarına bakan lider


Gençlerbirliği maçı 1 isabetli şut 2 gol ve 1 puanla bitirdi. Savunma yapabildiler mi diye sorarsanız, hayır! Aykut Kocaman’ın hakem ve bireysel hatalar klasmanında değerlendireceği bir durum var diyebiliriz.


Öyle olduğunu düşünmüyorum: İlk golde Volkan’la Dirar konuşmuyor. Volkan yanlış çıkıyor. Çıktığın zaman herkesi ezmelisin. Dirar kaleye doğru vuruyor. İkinci golde Topal’ın müdahalesi de Dirar’ınkinden farklı değil. 85’te net pozisyonda Fernandao’yla Dirar birbirine giriyor. 93’te Valbuena gollük şuta giderken Topal onu sakatlıyor.


Bu kadar tekrarlayan bireysel hata sistem hatasıdır. Kocaman’ın ekibi, istifasının ardından Avrupa’da en çok enerji harcayan takım. Ancak Kocaman ne yapsa olmuyor. Yetmiyor. Yanlış olan ne? Yorumcular mı? Gerekiyorsa bundan sonra eleştiri yapmayacağım. Ama hoca da Alper’in golünden sonra ayakkabılarına bakmayacak. Golü yedikten sonra arkasını dönüp su içmeyecek.


Gecenin sorusu: Bireysel hata nedir? Sürekli bireysel hata yapıyorsan bireysellerde sorun var demek değil midir? Böyle düşünebilirsiniz. Ancak öyle değil. Sürekli tekrarlayan bireysel hata sistem hatasıdır.


Maçın starı: Alper yetenek olarak biraz üst seviye oyuncuları etrafında bulunca enerjisinin karşılığını buldu. Asla yetenek olarak Fenerbahçe’nin 11 oyuncusu olduğunu düşünmüyorum. Ama çalışkanlığını ve mücadelesini takdir etmemek olmaz.


Maçın olayı: Kuşkusuz Mete Kalkavan hakem materyali değil. Yüzünün ifadesi bile hakem olamayacağını söylüyor. İssah’ı umut vaat eden akını kesmekten atmayınca Ümit Özat’ı oyundan çıkarması maçın olayı.


Kısa mesaj: Aykut Kocaman’ın içine düştüğü ruh halinden çıkması lazım. Fenerbahçe taraftarı inandığı bir teknik adam varsa yorumcuların kralını konuşamaz hale getirir. Halbuki taraftar en ağır yorumu yapıyor. (Fanatik)


Rıdvan Dilmen: Şampiyonluk şansı var


Maçın skoruna ilaveten bugünkü maçlar çok büyük önem kazandı. Galatasaray ve Başakşehir kazandığı takdirde puan farkları ciddi şekilde açılacak. Haftaya da Başakşehir'e gidecek Fenerbahçe. Başakşehir'in 1-0 kazanması 10 puan fark demek...


Liglerin ikinci yarısı başlamadan 10 gün önce Ümit Özat'ı gördüm, çay kahve içtik. "Küme düşme adayısınız" dedim, Ümit de "Yok hocam, çok enteresan oyuncular aldık. İkinci yarıda daha iyi oluruz" dedi. Dün iyi mi oynadılar, hayır ama belli bir kapasiteye ulaştılar.


İkinci yarıda 4'lü savunmaya dönünce daha organize oldular. Gençlerbirliği duran toplarda çok fazla pozisyon vermiyor.


Öylesi bir hakem hatası oluyor ki maç bir anda 11'e 10 olacakken avantajına dönüyor. Sonra Fenerbahçe klasik, saçma sapan gollerinden yiyor. Daha tuhaf bir şekilde normal pozisyonları atamayıp iki tane kontradan buluyor, sonra yine saçma bir gol...


Futbolcular son dakikalarda garip bir psikolojiye giriyor. Şuursuz bir baskı, şişirme falan var ama çok iyi başlayıp kötüye gitti Fenerbahçe. Hakem Mete Kalkavan maçın genelinde hatadan etkilenmeyip fena yönetmedi ama o hata etkiledi dünkü 90 dakikayı...


Çok iştahla bir yemeğe başlıyorsunuz, harika bir yemek... Öyle bir tatlı getiriyorlar ki masaya; bütün ağzınızın tadı kaçıyor. Aykut hocanın hafta içindeki açıklaması mental bakımdan bir şeyler gösteriyordu.


Sadece hakemler açısından söylemedi onu. Dünya futbol tarihinde bu kadar hata yapan bir takım yoktur. Artık bir algı var, "Fenerbahçe kötü oynuyor" diye... Sarı-lacivertli takım, ilk yarıda muhteşem top oynadı.Üst üste yaşanan puan kayıplarına rağmen Fenerbahçe'nin şampiyonluk şansı hala var...


Aykut Kocaman pozisyon kaymaları, laktak testleri falan yetmez, yeni bir taktik idman önerim var. Haftada 2 gün kendi kalesine gol atma, bireysel hata yapma idmanı yaptırsın. O zaman dahi bu kadarını yapamazlar. 22 maçta, yüzde 80'inde böyle gol yiyin deseniz beceremezsiniz. İyi de oynasa kötü de oynasa ligin en çok beraberlik alan takımı..


Kayseri maçı, bu maç... Kurtarılan değil, kaybedilen puanlar. Atılan gol sayısı 39. Bu fena değil ama ben futbol hayatım boyunca bu kadar sakarca gol yiyen bir takım görmedim. Ben bunu bir mazeret olarak asla söylemiyorum.


Dirar sen öyle bir koşu yap ki, kademeye gir, kaleye doğru vur. Volkan sen de açıl desen bunu yapamazlar. İnanılmaz... Fenerbahçe'de sanki hata yapmayanın ağzını burnunu kırıyorlar. Çok tuhaf bir durum...


Bir de hakemlerle ilgili konuşmak istiyorum. Ali Palabıyık iptal ettiği Negredo golünden sonra 4 hafta ceza aldı. 3 kırmızı kart çıkarmadığı Trabzonspor-Fenerbahçe maçında 8.4 puan aldı. Hakemler cin gibidir. Buna dikkat etmiyorlar mı sanıyorsunuz (Fotomaç)


Gürcan Bilgiç: Nereden tutsanız elinizde kalıyor


Mustafa Denizli'nin efsane açıklamalarındandır; "Hakemi de yendik..." Kadıköy'de ilk yarı bittiğinde Aykut Kocaman'ın isyanı adresine ulaşmıştı. "Bana gösterilenlere bir şey demiyorum.


Neden rakiplere de çıkmıyor?" eleştirisini taşıyan Fenerbahçe Teknik Direktörü, 10 kişi kalması gereken Gençlerbirliği karşısında, devreyi yenik kapadı. Üstelik rakibinin kaleyi tutan şutu olmadığı süreçte.


Kazanmak adına tüm hamleleri ve oyuncuları sahaya sürüp, oyunun doğrularıyla maçı sürdürürken, kendi oyuncunuz (Dirar) kalenize golü atıyor, kendi oyuncunuz (Mehmet Topal) gol pasını veriyor. İlk on birdeki beş oyuncunuz sakat üstelik. Neye veya kime karşı mücadele edeceğinin hesabını yapamayacak durumdasınız.


Ümit Özat takımını çok iyi organize etmiş ve müthiş bir defansif direnç oluşturmuştu. Üst düzeyde taktik disipline rağmen, ilk yarıda direkten dönen iki Fenerbahçe şutuyla karşılaştılar. Dirençlerini korudular.


Valbuena topun rakibe geçtiği süreçte ortada yoktu. İkinci yarıda oyun ön tarafa yıkıldığında dikine ortalarla bir gol pası verdi, "Neden oynamıyor?" sorusunun cevabı değildi aslında, böylesine bir ortamda "daha farklı" olduğunu göstermeliydi. Hamle oyuncusunun 18'ine yeni girmiş Elif olduğu bir takımın kazanmak adına sonuna kadar zorlamasını elbette taktir edeceğiz.


Stoperlerin sakatlanması, orta sahaların stoper olması, "yakaladık" denilen dengenin yerle bir olması, Fenerbahçe'nin yoklar arasından "varları" oluşturmak zorunda kaldığı bir dönem yarattı. Kendi sahasında kazanmak durumunda olduğu bir dönemde, Aykut Kocaman'ın bütün planları değişti artık. Başakşehir'i de, Beşiktaş'ı da yenmek zorunda artık.


Rakibe yardım eden defansıyla, kararlarını sakınan hakemlerle, destek vermek yerine sürekli hakaret eden kendi taraftarıyla bunu başarmak zorunda. Bakalım günler bize, Aykut Hoca'nın "Hakemi de yendik" diyeceği bir maç gösterecek mi? (Sabah)


Erman Özgür: Tutan ve tutmayan hamleler!


Maça futbolun 2 yönünü de iyi oynayarak başladı Fenerbahçe. Top rakibe geçtiği anda pres koydu ve çok çabuk kazandı. Soldado ve Valbuena’nın da katılımıyla ön tarafta etkili oldu.


Ancak futbol şansı Gençlerbirliği’nin yanındaydı. Ümit hoca ise güçlü savunma anlayışının yanında hücum etmeyi santrfordan ziyade Ahmet İlhan ve Jailton’un çabukluklarına bırakmıştı. Ve bu plan ilk yarının son dakikasında işledi.


Fenerbahçe 2. yarıya ise tam anlamıyla gol vuruşu şanssızlıklarını yenerek geldi. Alper’in driplingini, yaptığı harika vuruşla süslemesi ve Dirar’ın takipçiliği ile geri döndüler. Ancak maçın hemen başında başlayan Ümit Özat hamleleri bir kez daha karşılığını bulunca bu kez Gençlerbirliği Milinkoviç’le döndü. Aykut hocanın ofansif hamleleri işe yaramayınca Fener çok önemli bir 2 puan kaybetti.


Gecenin sorusu: Fener’in forvet hattında kim oynar? Bu sorunun cevabı Gençlerbirliği maçı 11’inde karşılığını buldu. Valbuena, Soldado, Dirar ve Alper uyumu oldukça iyiydi.


Maçın starı: Alper Potuk maçın içindeki oyunu kadar tam zamanında attığı golle de takımını geri döndürürken maçın da en iyisiydi. 90 dakika boyunca sahada kalan Alper, takımına büyük katkı sağladı.


Maçın olayı: Ümit Özat’ın işler kötü giderken Alper’i oyundan alarak yaptığı sistem değişikliği ve atılmasına ramak kalan Issah’ı daha maçın ilk yarısından oyundan almasının yanında Milinkoviç hamlesinin karşılığında da beraberliği yakalaması.


Kısa mesaj: Oğuz Kaan oynadığı oyunla üzerinde ısrar edilmesi halinde kazanacağı özgüvenle bu takımın organizasyonunu yapabilecek bir oyuncu olduğunu gösterdi. (Fanatik)